DEVRİMCİ KARAKTERDEKİ HER TUTUM VE EYLEMİ SELAMLIYORUZ!

Sosyalist Halk Savaşı Stratejisinin silahlı kuvvetleri HKO gerilla güçleriyle şehir gerillası olan PHG güçleri MKP 3. Kongresini selamlayan mütevazı eylemleriyle birlikte, Gezi Direnişi/Haziran Ayaklanması, Berkin Elvan protestoları, parti ve devrim şehitleri anma etkinliklerinde bir dizi eylem gerçekleştirdi. Bu eylemler yapıldıkları tarihlerde basına yansıdığı için yeniden anlatmaya gerek yok. Geçmeden belirtelim ki, gerilla ve militanların gerçekleştirdiği eylemleri coşkuyla karşılarken, eylem kuvvetlerini aynı coşkuyla selamlıyoruz.

Bu eylemler askeri düzeyleri açısından elbette abartılacak eylem nitelikleri değildir. Yani bu eylemler vesilesiyle övünüp, ‘çok ciddi eylemler gerçekleştirdik’ havalarına girmeye tabii ki gerek yok. Zaten bu eylemleri askeri özellikleri açısından olmak kaydıyla gereğinden fazla abartmak ciddi eylemlere yönelmenin önünde objektif bir engel rolü görür veya ciddi askeri eylemleri bir bakıma anlamsızlaştırır. Ancak birçoğunun burun kıvırarak küçümsediği bu eylemler birçok açıdan anlamlı ve bir o kadar da önemlidir.

Neden önemli ve anlamlıdır, askeri açıdan görece zayıf diyebileceğimiz bu eylemler. Birincisi; Tasfiyeci yasalcı reformizmin devir alarak yol aldığı, buna koşut olarak örgütlü devrimci hareketin bu akım karşısında aldığı darbe ve yaralanmalara karşın, bu şartlarda silahlı tarz ve çizgide militan devrimci duruş ya da çizgi zemininde küçük / büyük eylemde bulunmak, reformist tasfiyeciliğe yanıt anlamı taşıdığı gibi, eylemlerin siyasi niteliği yani devrimci özde olmaları son derece anlamlı ve değerlidir. Varsın büyük eylem adamları küçümseye dursunlar… Varsın kurutulmak istenen bozkıra su serperek ıslatmayı görev bilsinler onlar… Biz halkın mantığına uygun davranmaya devam edeceğiz. Küçükten büyüğe doğru ilerleyeceğiz. Varsın istismarcılar, bezirganlar ve simsarlar gibi kötülesin bizleri, bizler görevlerimizi yapmaya devam edeceğiz, küçük eylemlerle de olsa…

İkincisi: Birincisine bağlı olarak, bu eylemler tavır-tutum anlamında değerli ve anlamlıdır. Evet ciddi eylemler gerçekleştirmek için yeterli güçlerimiz olmayabilir ya da mevcut güçlerimizle ciddi eylemler gerçekleştiremeyebiliriz. Bunu yapamadığımız için katliamlar karşısında sessiz mi kalacağız? Ciddi eylemler gerçekleştirme gücümüz yok diye zulüm ve baskı karşısında sessiz mi kalacağız?  Her şey maddi güç veya somut kazanım değildir. Örneğin bir partinin programı, o partinin niteliği hakkında tayin edici unsurlardandır. Ama program son tahlilde teorik bir belgedir, bir irade beyanıdır, bir anlamda bir doğrultunun tarifidir. Dolayısıyla kendi başına bir eylem, bir pratik, somut-maddi bir güç değildir. Özcesi somut bir kazanım vb olmasa da bir irade beyanı, bir tutum, bir yönelim olarak anlamlı ve önemlidir. Anlaşılmaktadır ki, her şey maddi güç, kazanım vb vs değildir. İrade, yönelim, tavır-tutum da önemlidir. Pratik eylem kadar olmasa da program da önemlidir ve hatta yaşamsal değerdedir. Bütün mesele şu; ciddi eylemler yapamasak da, bir tavır-tutum anlamında sergilediğimiz küçük pratikler hem önemli, hem de değerlidir. O halde HKO ve PHG güçlerinin yaptığı mütevazı eylemler de bu açılardan (tavır-tutum ve silahlı devrimci çizgi duruşu açısından), anlamlı ve değerlidir.

İnanıyoruz ki, 3. Kongre çizgimize uygun olarak konumlanan HKO ve PHG kuvvetleri, maceracı hatta itibar etmeden, aynı şekilde 3. Kongre yönelimine paralel çizgi izleyip aceleciliğe de düşmeden, askeri nitelik ve görev endeksli konumlanışlarına uygun pozisyon alarak, devrim umudunu büyüterek ilerleyecektir.

Her türden tasfiyeciliğe, bilumum köstek ve yabancılaşmaya en iyi ve en güçlü yanıt kuşkusuz ki silahların dilinden yükselecektir. 3. Kongre çizgisini takip eden silahlı kuvvetlerimiz her türden gayri ahlakiliğe,  tasfiyeci hortlağın her kılıflısına, yasalcı reformist cesede ve tüm gereksizler toplamına yanıt vermekle birlikte, komprador tekelci burjuvazinin yönelimine de devrimci temelde yanıt olacaktır. Silahlı güçlerimiz kendisinin adını burjuva emeller için kullananlara dur diyecektir.

Onlar ipe un sere dursunlar, bizim sınıf düşmanlarımızla görülecek hesabımız var! Bu hesaplaşmada arkadan çelmelere de, cepheden mücadelelere de, yalan limanına sığınanlar tarafından karalanmaya da hazırız. Bunu sınıflar mücadelesinin bir türevi ve hatta ta kendisi olarak telakki ediyoruz.

Bugün ‘küçük’ olmamız, sadece yarın büyüyeceğimizin vesilesi olabilir. Bugün güçsüz ve zayıfız, yarın güçleneceğiz. HKO ve PHG bugün örgütsel bakımdan zayıf, güçsüz ve görece küçüktür. Yarın büyük bir ordu, büyük bir silahlı kuvvete dönecek. Bundan kuşku duyanlar güçlenmeyi duayla mümkün gören budalalar olabilir…

Önceki İçerikTASFİYECİLİĞİN BİLEŞENLERİNDEN ÖRGÜTSEL YOZLAŞMA KESİNLİKLE BERTARAF EDİLEBİLİR!
Sonraki İçerikCUMHURA CUMHURSUZ SEÇİM OYUNLARI!