‘Selam olsun 24 Nisan 1972’de doğan Kızıl Güneşimize!’

Kırıkkale F Tipi Hapishanesinde bulunan MKP dava tutsakları gazetemize bir mektup yollayarak, Proletarya Partisi’nin 43. Yılını selamladılar

HABER MERKEZİ (17.04.2015) – Kırıkkale F Tipi Hapishanesinde bulunan Maoist Komünist Partisi dava tutukları adına Erdi Sidal’ın gazetemize gönderdiği mektubu olduğu gibi yayınlıyoruz.

“Merhaba,

Bundan tam 43 yıl önce bir güneş doğmuştu Malatya’nın Kürecik dağlarında. O güneş Türkiye / Kuzey Kürdistan proletaryasının, azınlık milliyet ve inançlara sahip emekçi halkımızın şanlı oraklı çekiçli yıldızlı kızıl bayrağını dalgalandıran Komünist Önderimiz, başkomutanımız İbrahim Kaypakkaya yoldaş ve diğer göklerde yıldızlaşan önder, kadro, militan yoldaşlarla birlikte göklere çekilen 43 yıldır mücadelenin her cephesinde yürüyenlerin bilinçlerinde ve hep yükseklerde dalgalanan Partimiz Maoist Komünist Partisi’nin şanlı baş eğmez kızıl bayrağıdır…

Sınıfların ortaya çıkmasıyla birlikte ezenlerle / ezilenler arasındaki bu savaşı büyük usta Marks’ın tarihsel diyalektik materyalizmin, felsefe, ekonomi-politik bilimsel teorisiyle sentezlenip sacayaklarını oluşturmuştur. Burjuvazi ile proletarya arasındaki bu sınıf savaşımı, Paris Komünü ile toprağa ekilmiş ve ilk meyvesini vermiştir. Daha sonraki yıllarda bu amansız mücadele Komünist Usta Öğretmen Lenin yoldaş tarafından Rusya’nın hırçın coğrafyasında Sovyet proletaryası, emekçi-işçi-köylü ittifakıyla örgütlenme gücüyle buluşmuştur. Ete kemiğe bürünerek 1917’de Rus Çarlık despotik egemen sınıfları alt ederek proletaryanın kızıl sancağı mavi gökyüzünde özgürce dalgalanmıştır. Akabinde büyük usta başkan Mao yoldaş; Marksizmi-Leninizmi bilimsel teorilerini geliştirerek şanlı tarihte yerini almıştır. Çin’in sosyo-ekonomik yapısı özgülünde yeniden sentezleyerek Demokratik Halk Devrimi’ni inşa etmiştir.

Büyük proleter Kültür Devrimi’nin ürünü olan partimiz, Türkiye / Kuzey Kürdistan coğrafyasında bir kardelen gibi boy vermiştir. Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşımız bu coğrafyada TİİKP ve ülke üzerine kara basan gibi çöken revizyonist- reformist algı ve oluşum handikapına karşın MLM’nin ideolojik mücadelesini keskin bir şekilde yürütmüştür. İdeolojik mücadeleyi elden bırakmadan 1 yıl tüm zorluklara göğüs germiş, kendisine yapılan tüm ayak oyunlarını,gizlice çıkarılan ölüm fermanına rağmen TİİKP’den köklü kopuş sergileyerek 1972’nin 24 Nisan’ında Malatya’nın Kürecik dağlarında Proletarya Partisi’nin tohumunu atmıştır. Maoist Komünist Partisi önceli olan TKP (ML)’nin kızıl bayrağını göklere çekmiştir. Bu tarihsel çıkış o günün ülke özgülünde sosyo-ekonomik yapısında tutalım, kemalizmin tespiti, ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı ve egemen sınıfların sınıfsal karakterine kadar her yönüyle bilimsel tespitlerde bulunmuş ve baş çelişki – temel çelişkiyi ortaya koymuştur. Bu ana esende devrimin yolu ve araçları belirlenmiş, ve MLM’nin bilimsel senteziyle özleştirilmiştir.

Partimizin bu değerli ve bir o kadar anlamlı çıkışı Türkiye / Kuzey Kürdistan işçi sınıfı, köylülüğün temek gücü- ulus ve azınlık milliyet ve inançlara sahip emekçi halklarına umut olmuştur. Kaypakkaya yoldaşın komünistliği, MLM düşüncesi egemenlere korku salmış ki ‘ideolojik en tehlikeli örgüt’ olarak görmektedir. Partimiz faşist egemenlerin karakterini tahlil etmiş ve askeri yapılanmaya karşı askeri örgütlenmeyi esas almıştır. Bu paralelde gerilla birimlerinin oluşturulması için altyapı hazırlıkları yürütülmüş ve Munzur’un Vartinik Mezrası’nda ilk savaşçılarının tohumunu toprağa ekmiştir. Partimiz 43 yıllık bu tarihsel mücadelenin her evresinde sınıf karşıtlarıyla her mevzide göğüs göğse hem askeri ve hem de ideolojik mücadelesini yürütmüştür. Her savaşta büyük bedeller ödeyerek bu günlerde gelmiştir. Ve proletaryanın şanlı bayrağını hep yükseklerde tutmasını bilmiştir.

Partimiz bu uzun soluklu savaş arenasında yerini aldığı günden bu güne sınıf karşıtlarına karşı, her cephede mücadele yürütürken kendi içinde de ideolojik anlamda komünist ilkelere sarılarak fikirsel iki çizgi mücadelesini elden bırakmamıştır.

Partimiz 43 yıllık bu koca kanla yazılmış mücadele içinde, olumlulukların, büyümenin kendisini geliştirmenin çabası içinde olmuş, keza hata ve eksikliklerin tarihsel muhasebesini yaparak komünist ilkelerden taviz vermeden özeleştirel yaklaşmıştır. Bu özeleştirel tutumu iki çizgi mücadelesi çerçevesinde ‘gizli-saklı’ değil komünist-devrimci anlayışla Türkiye / Kuzey Kürdistan proletaryası ve emekçi halklarına / kitlesine açıklamıştır!

Partimiz bu uzun soluklu kavganın içinde yer aldığı günden bu güne dağlardan köylere, köylerden şehre ve hapishanelere ideolojik duruşundan taviz vermemiştir! Bedeller ödenmiş ve ödetmiştir. 5 genel sekreterini, merkez komite üyelerini, parti üye-aday ve savaşçılarını bu amansız çarpışmada şehit düşmüşlerdir.

Bu anlamla partimizin 3. Kongresi ile birlikte gerçekleştirilen yeni stratejik yönelimi, dünyada ve Türkiye / Kuzey Kürdistan’da ki sosyo-politik yaşanan değişimlerin anlamına uygun olarak oluşmuş-olgunlaşmış somut hale gelmiştir. Bundan sonra da 3. Kongremizde ki perspektifi ve MLM ışığı ile partimiz her cephede, her mevzide faşist egemenlere karşı meydan okumaya devam ediyor ve devam edecektir de! Bize düşen ise; her türlü saldırılara, bozgunculuğa, spekülasyon yaratanlara karşı, partimizin kolları-damarları olarak siyasi, ideoloik, politik ve kültürel seviyesini yükseltmektir. Partimize yönelik yapılan ve yapılacak olan tüm saldırıları komünist ilke-kültür anlayışı felsefesiyle (iki çizgi mücadelesi) karşı koymak olmalıdır. Yapımızın gelişip büyüyüp ülkenin her karış toprağında filizlenip boy verip gelişmesi için tüm gövdemizi, bilincimizi bu kızıl kavgada örseleyerek çelikleştirelim.

Sosyalist Halk Savaşı belki ağır ama emin adımlarla iklimini ısıta ısıta bozkıra tutuşturup gerici kaleleri yıkacaktır. Nadasa bırakılmış topraklar illaki filize uyanacak, er yada geç demir dövülme tavına gelecektir!..

“Kendi içerisinde devrimci düşünceleri içselleştirmeyenler burçlarına beyaz bayrağı çeksinler ve Maoist öncünün vuruşlarını beklesinler” (Cüneyt Kahraman)

“Ancak bin kılıç darbesiyle paramparça olmaktan korkmayanlar hükümdarları tahtlarından alaşağı edebilirler” (Cafer Tayyar Bektaş)

Şan olsun proletaryanın öncüsü olan partimizin 43. Mücadele yılına! Selam olsun partimizin kızıl bayrağı altında ölümsüzleşen yoldaşlarımıza! Bin selam olsun partimizin kızıl güzergahta yoldaşca omuz omuza yürüyen Sosyalist Halk Savaşçılarına!

Selam olsun 24 Nisan 1972’de doğan Kızıl Güneşimize!.. 43. Mücadele yılının kızıllığı ve azmi ile çalışma ve mücadelede başarılar diliyor, sevgi ve selamlarımızı yolluyoruz.”

Kırıkkale F Tipi Hapishanesinden

Maoist Komünist Partisi – Dava Tutsakları adına Erdi Sidal

Önceki İçerikSancı ikinci sayısı ile raflarda!
Sonraki İçerikMaoist Komünist Partisi’nden 24 Nisan açıklaması